MENU

Blog

11 Kasım 2016

0
1016
0
Bugün Bodrum Mutlu Keçi okulunda ‘Ekoloji Şenliği’ vardı. Kukla gösterisi,tiyatro, müzik ve birkaç çeşit atölye kuruldu. Tel Atölyesi için oradaydım. 5 kişilik gruplar ile tel nedir? Nasil çalışılır?neler yapılır? Sorularını çocuklar ile birlikte cevaplandırdık.
Read More ›

Theangela

0
1636
1
Bugün Bodrum Yalıçiftlik mevkii Theangela – Kale dağına yapılan yürüyüşe katıldım. Arkadaşım Timuçin yaklaşık 3-4 yıldır ‘Karuwa Yürüyüşcüleri’ isimli grubuyla yürüyüşler düzenliyor, rehberlik ediyor. Genellikle çevremizde bulunan tarihi şehirlere yapılan bu yürüyüşler bilgilendirme de içeriyor. ‘Karuwa’ Karya ülkesine verilen isim, Karya uygarlığının önemli yedi şehrinden birisi ‘Theangela’ . 8 Km lik parkur için yürüyüşe orta zorlukta toprak yoldan tırmanarak başlıyoruz. Timuçin tempodan memnun olduğunu söylüyor, grubun gerisinde kalan birkaç arkadaş birinci mola yerinde yetişiyor. Theangela yaklaşık 600 metre yükseklikte korunma amaçlı kurulmuş 3 farklı tepe üzerine konuşlanmış bir şehir. Yükseğe çıktıkça hava değişiyor ve Sandal ağaçları görmeye başlıyoruz. Birinci Mola yeri Karaova’ya neredeyse kuşbakışı bakılabilen bir yükseklik, buradan 5 dk sonra ayrılıyor şehrin diğer iki tepe üzerine kurulu bölümleri için yola devam ediyoruz. Yol boyunca şehrin surları bize eşlik ediyor. Şehrin ana tepe üzerine kurulu bölümüne yaklaşırken hızar ile sandal ağaçlarını kesen köylülere rastlıyoruz. Sorduğumuzda tapulu arazileri olduğunu söylüyorlar, doğrumu bilmiyorum. Yaklaşık 4 metre uzunluğunda kral mezarını ziyaret ediyoruz, bizden önce hazine arayanlar mezarın baş kısmını talan etmiş. Bunun gibi birkaç talan edilmiş yer daha gördük. Geniş bir alana yayılan düzlükte ikinci mola için duruyoruz, Çantalardan yiyecekler çıkarılıyor. Onur bana lezzetli bir börek ikram ediyor, bende yanımda getirdiğim meyvalardan mandalini […]
Read More ›

Sergi

0
1880
0
23-24 Temmuz 2015 de Artelle’de yaptığımız pop-up tarzında karma sergi yoğun ilgi ile karşılandı. Olumlu tepkiler aldık, sergiden fotoğraflar.. Sergide İnsan-Evren ilişkişi yada ilişkisizliğini işledim.   Sistem bizleri köleleştirdi ; Maddi isteklerimiz için savaşır olduk, Yaşanılan üzüntü, hayal kırıklıkları sonucu elimizi yüzümüzü kapatıyoruz, hiç birşey görmek istemiyoruz, Evren ile ilişkisizliğimizin sonucu ortaya çıkan tablo bu.   Rönesans’ın önemli yapıtlarından bir tanesi olan ‘Creation of Adam’ Michelangelo’nun belleğimizdeki yerine bakış : İnsan’ın Evren ile kurduğu temas günümüzde ulaşılması zor unutulmuş bir hedef.   Sergilenen eserlerin bazıları satıldı, bazısı hala satılık, detaylar  için iletişim bilgilerim ; bodrum1989@gmail.com     Bir sonraki sergiye kadar atölyede yoğun bir iş trafiği var, fırsat bulursam 2016 Bahar aylarında ilk kişisel sergime hazırlanıyorum.Görüşmek dileğiyle. 27 Temmuz 2015 Bodrum
Read More ›

Gerence sokak

0
1983
2
Atölyem gerence sokakta. Sokağı anlatan komşudan öğrendiğime göre geçmişi dere yatağıymış. ‘Eskiden  Deveciler bu sokağa hayvanlarını bağlayıp epey vakit geçirirlerdi, giderken sokağı buldukları gibi bırakırlardı, temizler öyle giderlerdi’ dedi,  şimdi Bodrum’a gelenlerin çöplerini ortalığa bırakıp gitmesinden şikayetçiydi. Gerence sokağın Neyzen tevfik caddesi ile birleştiği yere kadar deniz içerdeymiş.Tam burada küçük bir köprü varmış. Yaşam alanı zamanla değişiyor, yapılan değişiklik çoğu zaman o çevrede yaşayanların iradesi dışında oluyor, dolayısıyla zamanla çevrenize yabancılaşıyorsunuz. Gerence sokak Turgut reis caddesi ile  Neyzen Tevfik caddesi arasındaki dikey sokaklardan bir tanesi. Trafik tek yön işliyor, Turgut reis caddesi tarafından. Neyzen Tevfik caddesi ile kesiştiği yerde girilmez tabelası olmasına rağmen aldırış etmeden ters yönde ilerleyen sürücü sayısı çok. Ters yön psikolojisi diye bir şey olduğuna atölyemde çalışırken şahit oldum. Ters yöne giren sürücülerin ortak özelliği; aşırı hızlı ve korna çalarak ilerlemeleri, diğer özellikleri ise karşı yönden gelen araç ile karşılaştıklarında neredeyse haklı çıkmalarına kadar varan tepkileri. Gerence sokakta yaya kaldırımı yok, bazı yerlerde tek araç’ın geçerken zorlandığı cadde çift yönlü işlemeye başlayınca  yayalar caddeden çıkmak için koşar adımları tercih ediyor.Caddenin çıkışına doğru yol daralıyor. Sürücüler araçlarını bu noktaya park ediyor.Çocuk arabası ile geçen aileler kaldırım olmayan tek yön sokakta, sokağın yarısını kaplayan bir araç ile karşılaştıklarında mecburen […]
Read More ›

Tundot 1

0
1837
0
Zamanın bir yerinde  devasa göktaşlarının yağmur gibi yağdığı, kristal sularla kaplı Tundot isimli gezegen de amansız bir yönetici tarafından yönetilen  topluluklar kırılmış. His, sezgi, kavrama yeteneği zayıflamış  mekanikleşmişler. Barınakları ile av alanları arasında geçirdikleri zamanın yoğunluğu hayatı çekilmez hale getirmişti, gezegenin bilgelerinin  çözüm arayışları sonuç vermiyordu. Günün birinde diğer galaksilerde yaşayan  canlılar  olaya müdahale etmek üzere  Tundot’a  geldi. Amansız yönetici kaçarak kendini kurtardı. Evrenin büyüklüğü nü dile getirdiler, bir canlının yaşamı boyunca verdiği emeklerin sonucunda   elde ettiğinin  aslında evrende yaşayanlara ait değerler olduğunu belirttiler.  Yaşam alanını sahiplenme güdüsünün  diğer gezegenlere çok zarar verdiğini anlattılar. Sahip olma arzusunun yıkıp kül ettiği gezegenlerden görüntüler izlediler. Aslında  evrenin bir parçası olduğumuz gerçeğinin anlamı şuydu; Canlının doğal yaşam alanı olan evrenin herhangi bir yeri , doğup yaşadığı yer olması vesilesiyle onlara ait. Bu doğal  hakkı doğal olmayan suni yönetim biçimleri ile bir bedel karşılığında sunmak yanlıştı.   Anlatılanlara ve kendilerine benzemese de Gök’ten  gelen canlıların  varlığına ikna olan Tundotlular evrene farklı bir gözle bakmaya başladılar. Gökyüzüne daha sık bakıp oradaki gelişmeleri takip ettiler. Eski kuralları değiştirdiler, doğanın canlıların tamamına ait olduğunu kabul ettiler, bu kuralın hiçbir zaman değişmemesi için yasa yaptılar.  Yaşadıkları topraklara saygı ve şükran hisleri gelişti. Toprak ile uğraşıp deneyler yaparak ektikleri […]
Read More ›

Tundot

0
1904
0
Yaşadığımız evrenin uçsuz bucaksız oluşu yaşadığımız gezegen dışında yaşamlar olabileceğini düşünürken merak ediyorum. Diğer gezegenlerde yaşam nasıl devam ediyor ,oranın canlıları kim , bize benziyor mu ? Uzayda geçen film veya görselleri izlerken etkilenmemek elde değil .Film bitince evren ile aramda güçlü bir bağ olduğu onun parçası olduğumu , benim gibi canlıların diğer gezegenlerde  aynı şeyleri hissedebileceği ni düşünürüm . Yukarıda bahsettiğim etkileşim çok sürmeden örneğin yeni gelmiş elektrik faturasına bakarken dünyevi bir kaygı ile bir anda kendimi  rüyadan uyanmış gibi hissediyorum. Yaşadığım çevreye geri dönüyorum ördüğüm duvarların arasına girip yaşamaya kaldığım yerden devam ediyorum . Buna benzer duyguları eminim bir çok kişi yaşıyor . Bir çok kişi ise yaşamıyor , tamamen gezegen ile haşır neşir durumda yaşamlarını sürdüyor. Her şey yaşadığımız alan ile mi sınırlı ? Buraya geliş amacımız bu alanda yaşamak ve gelenek ve görenekler ile öğrendiğimiz yapıyı yüceltip çocuklarımıza da aynı yaşam biçimini önermek , böylece insan ırkının üremesini çoğalmasını garanti altına almak mıdır ?   Gökbilim, uzay bilimi gibi eğitim programlarının  artması ile evreni daha fazla ilgi alanı haline getirebiliriz düşüncesindeyim. Matemetik ,edebiyat gibi zorunlu olarak okutulması gereken dersler olmalı saydıklarım.Böylelikle  kişi evreni yaşadığı alan ile sınırlı olmadığını ,onunla daha fazla süre katederek duyumsamış olur düşüncesindeyim. […]
Read More ›

Gün güzel başladı ..

2
1984
0
Bu gün güzel başladı . Yumurtanın tadından belliydi günün nasıl olacağı.Atölyemi saat 09.30 da iyi dileklerimle açtım,yerleri süpürüyordum ki iki kişi içeri girdi .Ürünleri baştan sona izlediler çok beğendiklerini söylediler.Giderken tekrar geleceğiz dediler .2-3 dakika içerisinde tekrar içeri girdiler.Bu kadar çabuk geleceklerini tahmin etmek zor.Gülümseyerek işte geldik der gibi yeniden  bakmaya koyuldular.Geçen yıl yaptığım işlerden bir tanesi beğendiler satın aldılar , para üstü vermeye çalışırken ‘Minyatur komposizyonlarım’ adlı Nisan 2015 de yaptığım işlerden bir tane daha beğenip  aldılar.Çok severek yaptığım bir çalışmaydı , aşağıda görseli paylaşıyorum. Brüksel’e 10 km uzaklıkta yaşadıkları yerden biraz bahsettiler , adam galeri sahibi , güleryüzlü bir çift ile tanıştım.Gün güzel başladı. Ne garip ekonomi hayatımızın nasıl olduğu üzerine önemli bir ayraç.Para kazandıysam günü iyi,güzel ilan edip aksi durumda olumsuzluk yükleyebiliyorum.Elbette kira ve faturaları ödemek sorumluluk, yaşamak için mücadele etmek zorundayız. Keşke daha özgür olsaydık , yaşadığımız günleri ekonomik kritelere göre değerlendirme zorunluluğu olmadan sadece yaşasaydık. Öğleye doğru çalışmaya başladım bugün pek iş çıkmadı atölyeden . Akşam üzeri iki sanatçı arkadaş ile sohpet ettik önümüzdeki günlerde Artelle’de  karma sergi yapmayı planlıyoruz. Serginin tarihi ortaya çıktı gibi Temmuz 2015 , zaman az ,  çalışıp birşeyler oluşturmalıyım. Ortaya çıkacakları merak ediyorum. Son cümle ; Yüzmeye gitmek lazım  .
Read More ›